Diyarbakır’da 30 Dakikalık Ders Süresi Hangi Sorunu Giderir?

Diyarbakır’da tamirat ya da yıkım nedeniyle iki okul barındıran ve ikili eğitim veren okullarda ders süresinin 30 dakikaya düşürülmesi olumlu bir gelişmedir. Tekli eğitim veren okullardaki kalabalık sınıflar yüzünden bu okullarda da ikili eğitime geçmeler beklenebilir. Müfredatta düzenlemeye de gidilmediği için diğer illere nazaran aynı müfredatın 30 dakikalık derslerle tamamlanması gerekecektir. Ancak ders süresindeki bu azaltma Türkiye genelinde uygulanmadığı için Diyarbakır’da öğrenim gören öğrencilerin diğer kentlerde öğrenim görenlere nazaran fırsat eşitliği açısından her 4 derste 1 ders kaybı olacaktır. Bu kaybın telafi dersleri ile mutlaka şimdiden planlanması ve giderilmeye başlanması gerekmektedir. Bu karar alınırken DİERG’in görüşüne başvurulmamıştır. 

Ders süresinin azaltılmasının pandemi ile ilgisini kurmak oldukça güçtür. Derslerin 30 dakikaya düşürülmesi öğrenciyi öğretmenle başbaşa bırakarak halen de tüm sorumluluğu öğretmene devretme tutumunun bir başka yansımasıdır. Ders süresinin 20, 30 ya da 40 dakika olması kalabalık sınıflarda maske ile ders anlatan öğretmene, anlatılanı maske takarak dinleyen öğrencilere de bulaş riskinde bir azalmaya neden olacağı açık değildir. Ortaokul ve liselerde yıllardır ikili eğitimin devam ettiği Diyarbakır’da ders süresinin 30 dakika yapılması ile ya sabahçıların okula erken gidişinin ve öğlencilerin gece eve geç dönmesinin bir miktar önüne geçilebilir ya da üçlü eğitime geçiş adımı olabilir.  

Bölgemiz TIMMS ve PISA sonuçlarına göre Türkiye’nin açık ara ile en geri bölgesidir. Bölgeler arası fark ve bölgenin eğitimde geriliği ve bölgenin de kendi içindeki eğitimdeki fırsat eşitsizliğinin de yıllardır devam etmesine rağmen gerçekçi ve sonuç alıcı önlemler alınmamaktadır. Pandemi döneminde bölgenin eğitimdeki geriliğinde daha da artış olma ihtimali vardır. Diyarbakır’da kalabalık sınıfların nedeni planlamada süregelen eksiklik nedeniyledir. Bu eksikliğin nedenleri ve sorumluları ile ilgili Milli Eğitim Bakanlığı ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü bir açıklama yapmamaktadır. 

Bölgedeki eğitimdeki geriliğin nedenleri, bölgeye maliyeti ve nasıl kapatılacağı üzerine bölge milletvekillerinin ve bölgedeki siyasi parti teşkilatlarının bir açıklama ya da girişimde bulunduğu bilgisine sahip değiliz. 

Öğrencisi Diyarbakır’da öğrenim gören velilerce yaşanan bu aksaklıkların okullara, dersliklere yansımasını yerinde incelemeleri gerekmektedir. Gerekirse il mili eğitim müdürlükleri ile temas kurarak sorunların kaynağı ve müdürlüğün sorunları nasıl ve ne zaman gidereceği üzerine görüşmeler yapmalıdırlar. 

Diyarbakır ve bölgenin velilerini, milletvelikkerlni, siyasi partilerin il teşkilatlarını yaşanan krizin boyutlarını ortaya çıkarmaya ve çözüm bulmaya, aksaklıkların sorumlularını açığa çıkarmaya davet ediyoruz.

Diyarbakır Eğitimi İzleme ve Reform Girişimi, DİERG, eğitimin her bir bileşeni ile Diyarbakır’da ve bölgede yaşanan genel eğitim buhranını tanımlama ve aşma odaklı her türlü işbirliğine ve desteğe hazırdır.

Gülbin Altınakar, DİERG Araştırmacısı

Bu İçeriği Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir