Bakanlık Üç Kürdce Öğretmeni Kontenjanının Nedenlerini Açıklamalı

* Atanamayan Kürdce öğretmenleri 2014 yılında Mardin’de açlık grevi eylemi yapmıştı. Fotoğraf: Faruk Yüce / Al Jazeera Türk

Ortaokulda yer alan seçmeli ‘Yaşayan Diller ve Lehçeler’ dersi Türkiye’de anadili Türkçe olmayanlar için asimilasyonu geriletmeye, verilen tahribatı önlemeye ve toplumsal kültürün aktarımına olanak vermekte, ders olmanın ötesinde anlamlar ve hassasiyetler taşımaktadır. Anadili ve/veya babadili Türkçe olan, olmayan her öğrencinin dersi seçmesini anadili ve/veya babadili Türkçe olsun, olmasın her yetişkinin teşvik etmesi bu nedenle önemlidir.

Kürd Dili ve Edebiyatı bölümlerini ve lisansüstü programları tamamlayarak formasyon sertifikası da edinen binlerce Kürdce öğretmeninin ihtiyaç oranında atanmaması da ‘atanmayan’ öğretmenler gerçeğinin bir parçasıdır. Adil, dengeli ve ihtiyaçlara göre yapılacak bir kontenjan planlamasında Kürdce öğretmen kontenjanı sayısında artış olacağı beklentisi yerini endişeye ve güvensizliğe bırakmaya başlamıştır.

Milli Eğitim Bakanlığı 2020 döneminde bir, 2021 döneminde üç Kürdce öğretmeni ataması yapmıştı. Bakanlık, 2022-2023 eğitim yılı için ‘Yaşayan Diller ve Lehçeler’ dersi kapsamında Kürdce öğretmenliğine üç kontenjan ayırdı. Kürdce dışındaki diğer anadillerine yani Adığece (Kiril Alfabesine göre), Adığece (Latin Alfabesine göre), Abazaca, Lazca, Gürcüce, Boşnakça ve Arnavutçaya ise kontenjan ayırmadı. Geçtiğimiz seçmeli ders tercihi döneminde 20 bin 265 öğrenci Zazaca ve Kurmanccayı içeren Kürdce dersini tercih etmişken, Bakanlığın bu derse neden sadece üç kontenjan ayırdığına dair bir açıklama yapması yerinde olacaktır. Tamamen ihtiyaçlara göre planlama yapılıp yapılmadığını bilmek, kontenjan sayılarını belirleyen parametreleri bilmek herkese güven verecektir.

Türkçe dışındaki anadillerinin ortaokullarda seçmeli ders olarak tercih edecek öğrenci sayısının artmasını engelleyen politikaların, önyargıların, bilinçli engellemelerin önüne geçilmesi için çaba harcayan Diyarbakır Eğitimi İzleme ve Reform Girişimi (DİERG) gibi girişimler de eksiklerinin ne olduğunu böylece anlamış olacaktır.

Bakanlık yaşayan Diller ve Lehçeler dersini okul, ilçe ve illere ait tercih eden öğrenci sayısını açıklayabilmelidir. Ayrıca, öğretmen ataması sayısının Bakanlıkça il, ilçe ve bölge bazında nasıl belirlendiğinin ve kontenjan belirlenmesine norm kadro uygulamasının etkilerinin anlaşılmasına, değerlendirilmesine ve tartışılmasına olanak verecektir.

Yaşayan diller ve Lehçeler dersini tercih eden öğrenci sayısının bir önceki yıla göre yaklaşık aynı kalmasının önemi göz ardı edilmese bile sayının artmaması ve ayrılan öğretmen kontenjanı sayısı Türkçe dışındaki anadilleri için tehlikenin önlenemediğinin, büyüdüğünün işaretidir. Türkçe dışındaki anadili dersini tercih eden öğrenci sayısının ve atanacak öğretmen kontenjan sayısının artırılması için daha fazla çalışma yapılması ve yeni yöntemler bulunması gerekmektedir.

DİERG, seçmeli ‘Yaşayan Diller ve Lehçeler’ derslerinin zorunlu hale getirilmesi önerisini tekrar anımsatır. Ayrıca, Türkçe dışındaki anadillerine sahip öğrenciler için de ‘anadilinde zorunlu eğitime’ başlanması önerisini tekrar vurgular.

Bu İçeriği Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.