Bölgemizde Çocuklar ve Turizm için Hijyen Uyarısı

 

 

Ülkelerin COVID-19 pandemisi ile başlayan sağlık, ekonomi ve eğitim krizi devam etmektedir. Pandemi sürecinin yeni dalgalarla ilerleyecek olması dünya genelinde kişisel temizliği, sosyal mesafe kuralını küresel bir zorunluluk haline getirmiştir.

 

Sağlık önlemleri, ekonomi ve eğitimde duraksamayı devam ettirmektedir. Ülkeler ilk fırsatta ekonomilerini toparlamak için çareler aramaktadır. Turizmde de COVID-19 pandemisi yüzünden eski alışkanlıkların ve beklentilerin bir kısmı terk edilecektir.

 

Ülke içi ve ülkeler arası turizme izin verildiğinde geçmiş yoğunluğa birkaç yıl içinde tekrar ulaşılacağı öngörülmektedir. İlk birkaç yıl daha çok iç turizmde canlılık beklenmektedir. COVID-19 pandemisi turizmde de hijyeni birinci öncelik haline getirecek ve hijyene değer veren şehir ve mekanlar tercih edilir hale gelecektir.

 

Toplu turlar ve organize grup gezileri olmayacağı gerçeğini baz alan Gastronomi Turizmi Derneği, kentlerin gastronomi turistleri için hijyen açısından cazip hale getirilmesi gerektiğine dikkat çekmektedir. Koronavirüs yüzünden tatil standartlarını ve planlarını hijyenik ortamlar belirleyecektir. COVID-19 öncesinde, turist gruplarının bölgemize olan ilgisi yıldan yıla artmaktaydı. Seyahatta, konaklamada, her tür mekanda hijyen koşulu sağlanmazsa bölgemizin turizm gelirinde ciddi düşüş yaşanacaktır.

 

En önemli tatil motivasyon sebepleri Tarihi ve Kültürel Zenginlikler, Doğal ve Coğrafi Zenginlikler, ve Mutfak Kültürü ve Zenginliği’dir. Bölgemiz ilk iki zenginlik açısından cazibe merkezidir. Pandemi yüzünden Mutfak Kültürü ve Zenginliğinin hazırlığı ve sunumunda uluslararası gıda güvenliği kriterleri sağlanmadığı sürece bölgemizin turistlerce tercih edilme olasılığı azalmaktadır. Kitle turizmi, her şey dahil gibi tatil tercihlerinde azalma beklenmektedir. Örneğin, açık büfe kahvaltı ve akşam yemeği, çok çeşit içeren kahvaltılar yerini set paket servislere bırakmaya başlamıştır.

 

Diyarbakır da dahil bölgemiz hijyen konusunda yetersizdir. Dünyanın önemli tarihi ve turistik alanlarından olan bölgemizde yer alan Diyarbakır kalesi içindeki cadde, sokak ve bazı mekanlarda hijyen ve çevre temizliği açısından sağlığa aykırı olarak bardaklarla açık içecek satışı, gıda hazırlığı ve servisi, görüntü, koku ve gürültü kirliliği süreğendir. Dicle Üniversitesi ev sahipliğinde 2017 yılında yapılan “Akademi ve Turizm Paydaşları Bir araya Geliyor” çalıştayında da kentteki hijyen sorununa değinilmesine rağmen, günümüze dek bu sorun giderilememiştir.

 

Bölgemizde faaliyet gösteren iş yerlerinin bir kısmında hijyen eğitimi almış sertifikalı personel, mikroorganizmalardan arındırılmış mutfak, servis ortamı ve araç gereçler, doğru temizlik maddeleri kullanımında eksiklikler vardır. Gıda servisi yapan iş yerlerinin nitelikli temizliği sağlaması ve sürdürebilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bölgemizde halk sağlığını korumada risk taşıyan iş yerlerinin de yönetmeliklerde yer alan kriterlere ve uluslararası kabul görmüş gıda güvenliği kurallarına uyması, her iş yeri mutfak ve deposunun da tüketici kontrolüne açılması gerekmektedir. Böylece, tüketicinin esnafa güveni artacak, sağlığının güvende olduğunu bilecektir. Bölgemizde gıda sektörü hijyen kurallarına uyduğunda hem sağlıkta, hem de satışta iyileşme olacağına güvenmelidir.

 

Diyarbakır Eğitimi İzleme ve Reform Girişimi (DİERG) bulgularını turist rehberleriyle yapılan görüşmelere, video ve fotoğraflara dayandırmaktadır. Sağlığı, güvenliği, güveni olumsuz etkileyen alışkanlık on yıllardır devam etse de, COVID-19 pandemisi bu durumun korunmasına ve sürdürülmesine engeldir. Misafirlerin işletme çalışanları, tedarikçiler, ekipman, ortam sağlığı ve güvenliğinden emin olmasını sağlamak zorunludur. Turistler otel ve gıda sektöründen uluslararası belgeler (GT Hijyen belgesi gibi) talep edecektir. İlk etapta bölgemizde her meslek grubu personeline hijyen konusunda güncellenmiş bir modülle sertifikasyonlu eğitim ücretsiz verilebilir.

 

Pandemi sürecinde bilgi, deneyim, dikkat ve hızlı adaptasyon konularında donanım edinmesi, esnek olması gerekenlerden biri de çocuklardır. Ebeveynler ev içinde olduğu kadar ev dışında da hijyen konusunda çocuklarını takip etmeli, uyarmalı, örnek olmalı, makul sorumluluklar vermelidir. Ev dışında mikroorganizmalardan arındırılmış ortam ve eşyalara sahip; uygun ekipmanları ve doğru temizlik maddelerini kullanan iş yerleri ve mekanların çocuklarla birlikte değerlendirilmesi; mekan tercihi, ortak karar alma süreci ile yapılması önemlidir.

 

Hijyen kurallarında eksiği, ihmali görülen gündüz ve/veya gece açık olan gıda satış mekanlarından, sağlıksız ve güvensiz gıda ambalajı yapan işletmelerden, kaldırımda satılan, hazırlanan ve servise sunulan gıdalardan ve yerlerden çocuklarımız mutlaka uzak tutulmalı; çocuklarımıza kısıtlamanın nedenlerine dair bilgilendirme yapılarak bunu bir tutum haline getirmeleri sağlanmalıdır.

 

COVID-19 sürecinde ve olası sonraki pandemilerde, çocuklarımız ve turizm için bölgemizi sağlık açısından güvenli hale getirmek öncelikle çocukları için ebeveynlerin olmak üzere, iş yerlerinin, denetimde yetkili kurumların, çevreye duyarlı vatandaşlarımızın, bu alanda deneyimli sivil toplum kuruluşlarının ve meslek odalarının görevidir.

 

Bir düşünce kuruluşu olan ve kanıta dayalı verilerle görüş bildiren DİERG, bölgemizde öncelikle çocuklarımızın sağlığını tehdit etme olasılığı olan her bir durumu belirleyerek belgelemeye devam edecektir. DİERG’in gönüllüleri davet edildiklerinde üretim ve servis mekanlarının denetimine, denetlenmiş ancak değişim istenmiş mekanların kontrollerine gözlemci olarak katılacaktır.

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir