Yerel Yönetimlerin Eğitim Politikaları

  1. DİERG kimdir, nedir, neler yapar, neyi amaçlamaktadır kısaca anlatabilir misiniz? 

Diyarbakır Eğitimi İzleme ve Reform Girişimi, DİERG, bir düşünce kuruluşudur, sivil toplum kuruluşudur. Erken dönem çocukluk eğitiminden yaşam boyu öğrenmeye dek eğitim öğretimin her alanı, her bileşeni ve her kademesiyle ilgileniyoruz ve bunları kanıta dayalı veriler yardımıyla yapıyoruz. Bugüne dek 6 çalışmamız yayınlandı. Sözleşmeli öğretmen atama dönemlerini takip ettik; süreci değerlendiren, Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) önerilerde bulunan raporlar yayınladık. En son MEB’in atadığı 20 bin öğretmene meslek hayatları boyunca onlardan beklentilerimizi sıraladık. Bunların dışında alan araştırması sonuçlarına dayanan ‘Eğitimde Kriz! Diyarbakır’da Blok Program Uygulaması’ başlıklı tematik arka plan raporumuzu İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün ilgili birimlerine ilettik. Bunların dışında devam eden, planladığımız ve projelendirmek istediğimiz fikirlerimiz var. Eğitimin Diyarbakır’da ailelerin kendi çocukları için çabasına düştükleri bir süreç olmasının dışına çıkılarak toplum tarafından sahiplenilen, tartışılan ve adımlar atılan bir sürece evrilmesini amaçlıyoruz. Diyarbakır’da eğitime dahil olma, çoğu aile için çocuklarının eğitimlerini sorunsuz atlatarak diğer büyük kentlerdeki uygun bir bölümü kazanması ile sona eriyor. Bunu yaparken de mümkün olduğunca bireysel ya da dar grupsal çabalar sergileniyor, ancak ne yazık ki bu çabalar toplumsal bir tutum, bir gelenek, sistem haline dönüşmüyor. Kentin çok ciddi eğitim problemleri, eğitime bakışında, eğitimle ilgili taleplerinde ciddi yanılgılar var. Kendi çocuğu için en iyisini yapmaya çalışanlar, başkasının çocuğuna tamamen kayıtsız kalabiliyor. Üniversite sınavını kazanarak kentten ayrılan gençlerimiz lisans öğrenimleri bitince kentimize tekrar dönmeyi istemiyor. Önümüzdeki yıllarda daha çok Diyarbakır’a odaklanmak istiyoruz. Diyarbakır’da olumlu ve olumsuz süreçlerin görünürlüğünü ve bilinirliğini artırmak amacındayız. Sadece raporlama ile sınırlı kalmayıp eğitimin bileşenlerine teorik ve pratik destekler vermek istiyoruz. Eğer bu çabalar toplum tarafından kabul görürse, yayılırsa işte o zaman DİERG kendini gerçekleştirme şansı edinecektir.

 

  1. DİERG’in çalışma alanı eğitim, gerçi yeni kurulmuş bir girişimsiniz, belediye ile henüz ortak bir çalışma yürütmediniz ama Belediyeniz ile çalışma alanlarınızla ilgili ilişki kurmayı düşünüyor musunuz? Birlikte yapmayı planladığınız çalışmalar var mı?

Elbette belediyeler ile ilişki kuracağız. Belediyelerin sosyal politikalarından olan eğitim hizmetlerinin her birinin titizlikle ve ayrım yapılmaksızın izlenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Belediyelerin eğitime yönelik sosyal hizmetlerine kuramsal ve uygulamalı katkıda bulunmak, önerilerde bulunmak, işbirliği yapmak hem bir sivil toplum kuruluşu olarak bizim, hem toplumun, hem milli eğitim müdürlüğünün, hem de yerel yönetimlerin yararınadır. Gelecekte yerel yönetimlere işbirliği önerilerinde bulunabiliriz. Eğitimle ilgili her alanda istenildiğinde yerel yönetimlere destek veririz.

 

  1. Belediyenizin alanınızla ilgili hizmetlerinden haberdar mısınız veya bunlardan yararlanabiliyor musunuz? Hedef grubunuzdaki yurttaşlar yararlanabiliyor mu?

Belediyeler birçok sosyal, kültürel merkeze sahip. Sümerpark bunlardan biridir, ayrıca Cegerxwuin Kültür Merkezi ve Aram Tigran Konservatuarı yurttaşlara çeşitli alanlarda onlarca yıldır eğitim vermektedir. Epey bir rağbet olduğunu biliyoruz ancak eğitimlerdeki faaliyetlerin türü, çeşitliliği, katılımcı sayısı, eğitmenlerin sayısı ve niteliği, hizmetlerin verimliliği ile ilgili verilere sahip değiliz.

 

Seçmenler eğitim hizmetlerini zenginleştirecek, yaygınlaştıracak, sürekli güncelleyecek eğitim politikalarına göre de başkan adaylarını ve ekiplerini ciddiyetle değerlendirmelidir. Bu konuda kamuoyunun bilgi sahibi olması için seçime kadar gerekli desteği vermek istiyoruz. Adayların sosyal, kültürel, sportif alandaki projelerinin dışında eğitim politikalarını, eğitim hizmetlerinde önceliği nelere ve nasıl vereceklerini de açıklamalarını, bütçeden eğitime ne kadar pay ayıracaklarını, bu payla vatandaşlara hangi eğitim hizmetlerini vereceklerini açıklamaya davet edeceğiz.

  1. Merkez ilçe belediyelerinden memnun musunuz? Neleri eksik buluyorsunuz?

Kayapınar, Sur, Yenişehir ve Bağlar belediyelerinin web sayfalarını incelediğinizde yapılan ya da planlanan faaliyetler hakkında bilgilere, dökümlere rastlanmıyor ancak etkinlikler sayfalarından izlenebildiği kadarıyla sosyal projeler, öğrencilere okul sonrası ders desteği, spor, kültür ve sanat içerikli kurs ve etkinlikler devam ediyor ancak henüz objektif olarak bu faaliyetleri izlemeye, değerlendirmeye başlamadık. Her bir yerel yönetim süresi bittiğinde yani seçimler yaklaştığında geçmişin sorgulanması bir tarafa; adaylar, vaatleri ve seçmenler kentin ağır sorunlarını ortaya koyucu bir çabada ortaklaşamıyorlar.

 

Bir başka problem de Diyarbakır’daki çevre temizliğine dikkat edilmemesidir. Kentlilerin ve kent dışından gelen insanların mutlaka her fırsatta görmek istediği görsel ve tarihsel mekanlardan olan Mardinkapı’dan on gözlü köprüye kadar geniş bir alan katı atıkla doludur. Ayrıca özellikle bu bölgede çevre köylerin kanalizasyon atığı hiçbir işleme tutulmadan açıktan Dicle nehrine deşarj olurken yoğun ve rahatsız edici bir koku da salmaktadır. İnsanlarımızın çöplerini yere atma alışkanlığının önüne geçmek zaman alacak olsa da her yerin her gün temizlenmesi gerekmektedir. Mardin kapının Hevsel bahçeleri tarafındaki yerleşim yerlerinin çevresi gözlerden ıraktır ancak bu bölgede de yoğun katı atık bulunmaktadır. Bu bölgeyi gezen, on gözlü civarında zaman geçiren insanlarımızın koku ve atık konusunda rahatsızlığını yansıttığına, bu bölgeden uzak durduğuna şahit olmadık. Diyarbakır için bu son örnek sıradan olumsuz örneklerden biridir ve ancak sorunu gidermek için başlangıç yapılırsa ve ısrarcı olunursa çözülebilir. Tarihi yerlere yapılan yapılar da başka bir sorundur. Kırklar dağına konut yapılması, Fiskayasının aşağı tarafına yine bir yapının inşa edilmesi de benzer uygulamalardır. Kentin binlerce yıllık görüntüsünü bozan bu yapılaşmalar kentliler tarafından durdurulamamış ve hala da durdurulamamaktadır. Kentliler Kırklardağına yapılan konutlara olan huzursuzluğun benzerini Fiskayası altına yapılan binaya karşı da göstermeliyken, böyle bir eleştiriyle karşılaşmıyoruz. Bu da kentte sorunlara bütüncül ve kapsayıcı bakılamadığını işaret ediyor ancak kirletmeme, tarihsel yapıları ve alanları koruma bilinci de eğitimle kazandırılabilir.

Mesela, ebeveynler mevcut yerel yönetimlerin ve yönetime aday olanların eğitim, sosyal, kültürel ve sportif hizmetlerini, projelerini seçmen olmayan çocuklarıyla tartışıyor mu, onların beklentilerini, görüşünü, eleştirilerini merak ediyor mu? Oylarını kullanırken bir adayı tercih etme nedenleri arasında çocuklarının gelişimine uygun vaatlerde bulunma kriteri yer alıyor mu? Dezavantajlı bireylerin toplum içerisinde daha fazla görünür olması için yerel yönetimler kenti onlara göre de düzenlemeli. Diyarbakır’ın en büyük ve ağır problemlerinden biri de kahvehanelere gitme sıklığı ve oralarda geçirilen zamandır. Çocuklarımızı kahvehanelerden korumanın, onları o mekanlardan uzak tutabilmenin nasıl olabileceğini, nelerin onları o mekanlardan uzak tutabileceğinin üzerine tartışma yapılıyor mu? Yerel yönetimlerden, adaylardan bu yönde talepler oluyor mu? DİERG, bunları ve daha fazla konunun tartışılmasını sağlamaya çalışıyor. Eksik olan bilinçli seçmen sayısının artırılması çabalarıdır ve DİERG: sağlıklı, entelektüel, refah seviyesi gittikçe yükselen, suçlu sayısının azaldığı ve suç oranının azaldığı ve huzurlu toplumun inşasına yardımcı olmak istiyor.

 

  1. Yaklaşan yerel seçimlerde adaylardan beklentileriniz neler? Mesela Selçuk Mızraklı ya da Cumali Atilla’nın vaatlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Diyarbakır’da sadece adlarını andığınız iki aday yok, diğer partilerin de adayları ve dahası bağımsız adaylar da var. Adayların eğitimle ilgili eleştirileri, görüşleri, değerlendirmeleri, vaatleri hakkında basına yansımış bir bilgiye henüz rastlamadık ancak umarız yerelde eğitim sorunlarını derinlemesine anlamaya çalışıyorlardır ve bunun sonucunda da kente eğitimle ilgili rasyonel vaatlerde bulunurlar. Yakın gelecekte adaylardan eğitim politikalarını, projelerini, oluşturacakları ekipleri ve bunun finans kısmını kamuoyuna açıklamalarını isteyeceğiz.

  1. Yaşadığınız şehirde alanınızla ilgili konusundaki çözüm bekleyen en temel sorunlar neler? Bunlardan hangileri yerel yönetimin imkanlarıyla çözülebilir?

Diyarbakır kentsel olarak çok sayıda ve ciddi soruna sahiptir. Okullulaşma oranı öğretmen açığı en yüksek olan kentlerdendir. Bazı ortaokul ve liselerde hala ikili öğretim yapılmaktadır. okulların fiziki hali iyileştirmeler gerektirmektedir ve okulların yardımcı ders materyali olanakları yetersizdir. Toplu taşımacılık, kültür, sanat ve sportif faaliyetler için uygun alanların oluşturulması, yeşil alanların çoğaltılması ve güzelleştirilmesi, trafik, yolların durumu, iş yerlerinin hijyeni, dünyaya güvenli ve huzurlu bir turistik kent olarak tanıtılması öncelikle ve ciddiyetle ele alınması gerekenlerden. Bunların bazılarının çözümü yerel yönetimlerin de desteği ve işbirliği ile sağlanabilir.

 

  1. Sizce iyi bir belediye nasıl olmalı? Eğitim hakkına duyarlı bir belediye nasıl olur? Mevcut belediyelerin bu konudaki performansı nasıl? Bu konularda en iyi belediye hangisi? Neden?

Yereli geliştiren, güçlendiren her belediye yönetimi iyidir. Eğitimle ilgili her alanda destek olan; her resmi kurum ve sivil toplum kuruluşlarıyla koordineli çalışan, eğitime erişime engelleri belirleyerek aşmaya çalışan, herhangi bir vatandaşın talebini mutlaka gidermeye gayret eden belediye eğitim hakkına duyarlıdır. Mevcut belediyeler daha farklı bir dönemi temsil ediyorlar. Diyarbakır’da normal bir dönem yaşamıyoruz. Geçenlerde eğitim hizmetleri üzerine bir görüşme yaptığımız Şişli ve Kadıköy Belediyesi eğitime katkıları açısından oldukça iddialılar. Bu belediyeler yurt içi ve yurt dışı kurum, kuruluş ve sivil toplum kuruluşlarının projelerle ortak çalışma yapmak istedikleri belediyelerdir çünkü projeleri gerektiği gibi sonuçlandırdıklarını, kaynakları gerektiği kadar kullandıklarını belirtmektedirler. DİERG, diğer yerlerdeki yerel yönetimlerin iyi, başarılı örneklerini inceleyerek, Diyarbakır’la karşılaştırmak ve kentimizin karakteristiklerine uygun ve rasyonel önerilerde bulunmak amacındadır.

 

  • Siz belediye başkanı olsaydınız kentte neyi değiştirmek isterdiniz?

DİERG bir düşünce kuruluşudur, eğitimle ilgili iyi örnekleri görünür kılmak, yaygınlaşmasını sağlamak ve olumsuzlukları belirleme ve yapıcı ve ılımlı bir içerikle çözüm önerilerinde bulunmak istemektedir ve başka bir amacı yoktur.

 

Belediye başkanı, yerel yönetimler öncelikle vatandaşların öneri ve şikayetlerinin kendilerine ulaşmasını sağlamalı, bunları ciddiyetle kontrol etmeli ve hızla çözüme kavuşturmalıdır. Diyarbakır kent yaşantısı adına ciddi, kronik sorunlara sahiptir ve bu sorunlar dile bile getirilmemektedir. Yerel seçimlerde kim kenti anladığını, sorunları belirlediğini ve yönetimi boyunca bunlara da odaklanacağını açıklarsa ve bunun için de liyakat sahibi personelle çalışacağının, harcamaların ve planlamaların şeffaf olmasını sağlayacağının taahhüdünü verirse belediye başkanı o olmalıdır. Burada, yani yerel yönetimde önemli olan belediye başkanının neler yaptığı değildir, önemli olan vatandaşların etkisiz, kötü yönetimi ve olumsuz yöntemleri sorgulaması ve o parti ya da kişilere seçim yoluyla karşılığını vermesi gerektiğidir. Diyarbakır toplumu şehirciliği gidip İzmir’de, Ankara’da, Paris’te, Stockholm’da, Berlin’de görüyor ancak benzer uygulamaların neden kendi kentinde yapılmadığını sorgulamıyor, talep etmiyor. Diyarbakır’da yerel seçimin genel seçimlerden bir farkı yok ve bize en büyük zarar da bu farkın olmamasına gösterdiğimiz rızada ya da boş vermişlikte beliriyor. Bu nedenle, bir belediye başkanının çalışkanlığı, başarısı aslında biraz da vatandaşlara bağlıdır.

 

  1. Belediyeniz politika ve hizmetlerinde tabandaki beklenti ve talepleri karşılıyor mu? Karşılaması için neler yapılabilir? Bu kapsamda sivil topluma düşen rol nedir?

Önemli olan politika ve hizmetlerin nasıl ve neye göre belirlendiğidir. Öncelikle vatandaşlar beklenti ve taleplerini duyurabilmeli, iletebilmeli. Yerel yönetimler çağdaş eğitim kurs ve atölyelerini toplumla buluşturabilmeli. Sivil toplum kuruluşları tam da burada da devreye girmelidir ancak sivil toplum kuruluşları bu alanda göstermelik ya da üstün körü değil profesyonelce çalışmalar yapmalıdır.

  1. Belediyeler sivil toplum alanının gelişmesi ve genişlemesi için size göre neler yapmalıdır?

Belediyeler gerek kendi projeleri için o projeye uygun sivil toplum kuruluşlarından destek isteyebilir ya da işbirliğine gidebilir ya da sivil toplum örgütlerinden gelen destek ve işbirliği önerilerini dikkate alıp katılabilir. Kentimizin özgün doğasını en iyi yerel inisiyatifler ve yerel yöneticiler bilir, ihtiyaçları en hızlı onlar giderebilir. Toplumumuzun zaten sivil olduğunu, sivil toplumumuzun da dünyanın bir çok yerinde uygulanan eğitim ve diğer sosyal hizmetlerle tanışmasını ve yaşantısında yer almasını sağlamak için sağduyu sahibi her kesim inisiyatif almalı, talep etmeli, hayata geçirilmesi için destek vermelidir. Bu nedenle karşılıklı toplum yararına ve kar amacı gütmeyen böylesi bir iletişim ve etkileşim bir an önce sağlanmalıdır.

  1. Dünyadaki ve Türkiye’deki iyi yerel yönetim uygulamalarıyla ilgili bilgileriniz var mı?

Chicago, Berlin, Şişli ve Kadıköy belediyelerinin yaptığı eğitim çalışmaları takip edilmektedir. Bu belediyeler sosyal hizmette oldukça geniş bir alanda çalışmalar yapmaktadır. Chicago ya da Berlin çok farklı bir anlayış ve işleyişe sahiptir. Örneğin Berlin’de Eğitim Armatörlüğüne bağlı eğitim müsteşarlıkları bulunur. Eğitim de dahil tüm belediye hizmet birimleri belediye başkanlığına bağlıdır. Belediye sınırları içindeki tüm organizasyon belediye tarafından yürütülür. Öğretmen alımları da belediyelerce ihtiyaç gereğince yapılır. Meslek içi seminerler ise senatörlükçe düzenlenir. Kreş, ilkokul, orta dereceli okul ve liseler gibi alt birimler belediye müsteşarlıklarına bağlıdır. Şişli ve Kadıköy belediyeleri ile eğitim faaliyetleri konusunda görüşmeler yaptık ve faaliyet çeşitleri, faaliyetlere katılım, süreklilik ve verimlilik hakkında bilgiler edindik. Diyarbakır belediyesinin yaptığı çalışmaları da öğrenmek için görüşmelerimiz devam ediyor.

 

  1. Yerel yönetimler deyince aklınıza kimler geliyor? Kenti değiştirme gücüne kimler ne oranda sahip? Sivil toplum bu güce ne oranda sahip?

Yerel yönetimler deyince hemen her yerel yönetimin yaptığı olumlu uygulamalar bulunmaktadır. Yerel yönetimlerin personel niteliği ve kaynaklarını yönetme politikaları oldukça önemlidir. Bir olumsuzluk ya da aksaklık varsa bunu değiştirmek yani önüne geçmek her bir bireyin sorumluluğudur. Bizde belediyeleri bu anlamda değerlendirme pek geçerli olamıyor. Bunun değişmesi gerekiyor. Belediyeleri yönetmeye aday kişiler kendi vizyonunu açıklamalı, sivil toplum kuruluşları belediyelerin uygulamalarını ve kaynakları nasıl tükettiklerini izlemeli, değerlendirmeli ve beklentilerini, varsa endişelerini her fırsatta kamuoyuna açıklamalıdır. Sivil toplum kuruluşları sivil kalabildiği yani siyasete mesafesini koruyabildiği ölçüde güçlü ve güvenilirdir. DİERG bu konuda çok hassas ve dikkatlidir. Sivil toplum bireysel ve grupsal olarak eğitim, sosyal, kültürel ve sportif taleplerini açıkça dile getirmelidir. Yerel yönetimler topluma yaşadığı yere, sosyoekonomik yapısına, öğrenim seviyesine göre yaklaşmamalıdır. Elitist ya da tam tersi tutumları benimseyip öyle davranmamalıdır. Seçmen oy kullanırken çok katmanlı, bireysel ve toplumsal kaygılarıyla değerlendirmeler yapabilmelidir. Her birey sürece kendi ihtiyaçları doğrultusunda yaklaşır ve sorun ya da talebini gidermeye çalışır. Sivil toplum yani her bir birey kayırmacılık, tarafgirlik ve faydacılık yaklaşımlarından kurtuldukça kent güçlü, esnek ve gelişen bir dinamizme kavuşur.

Diyarbakır’da kent, çocuk, tarihi mekanlar, okullar, yaya geçitleri özerk alanlar değil. İnsanlarımız bunları sahiplenme noktasında çekingenler. Kendi çocuğu, ailesi için istediği ve yaptıklarını toplumun tüm kesimleri için de istemeli. Kendi çocuğunun gereksinimleri ve geleceği için rasyonel olan aynı hassasiyeti tanıdığı ya da tanımadığı kentin diğer insanlarına da gösterebilmelidir.

Yerel yönetimlerin, seçim ya da olağanüstü koşullarda yani yöneticilerinin değişiminden bağımsız olarak, özgün ve sürdürülebilir bir eğitim politikalarının olması gerekiyor. Eğitim denilince sadece fiziksel koşulların iyileştirilmesi, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler değil; kente ve bireye faydası dokunacak eğitimle ilgili her tür çalışma ve sertifikasyon sürecini ciddiyetle yönetecek bir anlayışı edinmeleri gerekmektedir.

  1. Çalışmalarınıza dair gelişmeleri (sivil toplum gündemini) nereden takip ediyorsunuz?

Her tür kaynağa ulaşmaya, her bilgiyi edinmeye çalışıyoruz. Resmi açıklamalar ve raporlar, sivil toplum kuruluşlarının raporları, uygulama alanlarının izlenmesi, karar ve uygulamalardan olumlu ve olumsuz etkilenen kesimlerden haberdar olmak, süreçleri izlemek ve gerekirse açıklamalarda bulunmak, çözüme yardımcı olmak için her iletişim kanalına açığız.

 

(Sivil sayfalar tarafından talep edilen DİERG görüşü.)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir